Z Kuşağı mucitlerden yenilikçi çözümler

Türkiye İş Bankası ve Genç Başarı Eğitim Vakfı işbirliğiyle düzenlenen GençBizzTech 2026 programı tamamlandı. Bu yıl üçüncü kez düzenlenen etkinlikte ülkenin her yerinden, fen liseli gençlerin oluşturduğu 472 takım yarıştı. Bir yıl süren çalışmalar sırasında gençlere girişimcilik ve teknoloji konularında eğitimler ve mentörlük verildi. Z Kuşağı mucitler arasından ilk 10’a kalan takımlar, toplumsal sorunlara sundukları yaratıcı çözümlerle öne çıkanlar oldu. Yarışmada dereceye giren takımlarla icatlarını konuştuk.

Birinci olan ekip ‘Laboratuv-AR’ projesiyle eğitimde fırsat eşitliği sağlamayı hedefliyor.

‘Çıkış noktamız eğitimde fırsat eşitsizliğiydi’

GençBizzTech’in şampiyonları Arda Mete Belibağlı (17), Bilge Küçükşahin (17) ve Zeynep Şafak (17); Balıkesir Şehit Turgut Solak Fen Lisesi’nden. Fen bilimleri deneylerini dijital ortama uyarlayan ‘Laboratuv-AR’ isimli platform laboratuvar altyapısına erişimi sınırlı milyonlarca öğrenciye sanal deney fırsatı sunuyor. 

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

GençBizzTech’in bu yılki birincileri oldunuz ve Türkiye’yi Letonya’daki GEN-E 2026 Girişimcilik Festivali’nde temsil edeceksiniz. Neler hissediyorsunuz?

Bilge Küçükşahin: GençBizzTech’e daha önce de başvurmuştuk ancak bu noktaya gelememiştik. O süreçte edindiğimiz deneyim ve üretme merakımız bizi bugünlere taşıdı. Birinci olmak elbette çok büyük bir mutluluk ama bizi en çok heyecanlandıran geliştirdiğimiz projenin insanlara gerçekten fayda sağlayabileceğini görmek. Şimdi Türkiye’yi Letonya’da temsil edecek olmak da bizim için ayrı bir gurur. Dünyanın farklı ülkelerinden yaşıtlarımızın projelerini görmek, yeni insanlarla tanışmak ve işbirlikleri geliştirmek için sabırsızlanıyoruz.

Artırılmış gerçeklik destekli laboratuvar fikri nasıl ortaya çıktı?

Arda Mete Belibağlı: Projemiz, artırılmış gerçeklik desteğiyle öğrencilerin sanal bir laboratuvar ortamında deney yapabilmesini sağlıyor. Bu fikrin çıkış noktası daha çok eğitimde fırsat eşitsizliğiydi. Özellikle maddi imkânların sınırlı olduğu okullarda laboratuvar bulunmuyor ya da bulunsa bile güvenlik ve maliyet nedeniyle yeterince kullanılamıyor. Biz de öğrencilerin deneyleri bire bir yaşayabileceği, güvenli ve erişilebilir bir sistem geliştirmek istedik. Böylece uygulamalı öğrenmeyi herkes için mümkün hale getirmeyi hedefledik.

Bu projeyi geliştirirken sizi en çok zorlayan süreç neydi?

Zeynep Şafak: Projemiz Unity (C# programlama diliyle çalışan bir yapay zekâ ürünü) altyapısıyla geliştirilen artırılmış gerçeklik tabanlı bir yazılım olduğu için en büyük zorluk kaynak eksikliğiydi. Bu alanda daha önce yapılmış benzer çalışmalar oldukça sınırlıydı ve bize yol gösterecek bir örnek bulamadık. Yazılımı öğrenme süreciyle birlikte pek çok deneme-yanılma yaşadık.

‘Virtual Biopsy’ telefonla çekilen cilt lezyonu görüntülerini analiz ederek risk skoru belirliyor.

‘Amacımız riskli vakaların erken fark edilmesini sağlamak’

Yarışmanın ikincisi olan Konya Meram Fen Lisesi öğrencileri Ceylin İrem Şevik (17), Çınar Çakabay (16), Doğa Potuk (16) ve Merve Özer (17), yapay zekâ destekli ‘Virtual Biopsy’ projeleriyle cilt lezyonlarını analiz ederek cilt kanseri türlerinde erken teşhise destek olmayı hedefliyor.

GençBizzTech’i ikincilikle tamamladınız. Neler hissediyorsunuz?

Doğa Potuk: Birlikte çok eğlendik, çok güzel çalıştık. Aylar süren hazırlığın ardından böyle bir sonuç almak da bizim için büyük bir mutluluktu.

Yapay zekâ destekli cilt kanseri uygulaması geliştirme fikri nasıl ortaya çıktı?

Merve Özer: ‘Virtual Biopsy’ telefon kamerasıyla çekilen cilt lezyonu görüntülerini yapay zekâyla  analiz ederek kullanıcıya risk skoru sunan bir uygulama. Böylece kişilerin doktora başvurup başvurmamaları gerektiği konusunda ön değerlendirme yapmalarını sağlıyor.

Çınar Çakabay: Projenin çıkış noktasıysa benim yaşadığım gerçek bir olaydı. Teyzemin cildindeki bir lezyonun patoloji sonucunu bekleme süreci hem uzun sürdü hem de bu süreçte hastalık ilerledi. Ancak aylar sonra lezyonun cilt kanseri olduğu ortaya çıktı. Bu deneyim bizi, riskli vakaların daha erken fark edilmesini sağlayacak bir ön değerlendirme sistemi geliştirmeye yöneltti.

Sağlık gibi hata kabul etmeyen bir alanda proje geliştirirken sizi en çok zorlayan konu neydi?

Ceylin İrem Şevik: En zor kısmı yapay zekâyı eğitmek ve doğruluk oranını istediğimiz seviyeye çıkarmaktı. Dediğiniz gibi sağlık alanında tek bir hata bile çok önemli sonuçlar doğurabiliyor. Bu anlamda hem akademik araştırmalar hem de yazılım tarafı oldukça zorluydu. Pek çok kez sistemi baştan kurguladık ve farklı yöntemler denedik. Yüzde 96-97 seviyesinde bir doğruluk oranına ulaştık.

‘TARLASİST’ platformu çiftçilere destek olacak dijital bir tarım danışmanı görevi görüyor.

‘Çiftçilerin daha bilinçli karar vermesini sağlayacak bir sistem’

Yarışmanın üçüncüsü Ordu Fen Lisesi öğrencileri Muhammed Ensar Aktaş (16) ve Alper Hamza Altıntaş (16) oldu.  Üç öğrencinin geliştirdiği TARLASİST platformu, çiftçilerin geleneksel yöntemler yerine veri odaklı kararlar almasını sağlayan kapsamlı bir dijital tarım danışmanı.

GençBizzTech 2026’yı üçüncü olarak tamamladınız. Neler hissediyorsunuz?

Alper Hamza Altıntaş: Bu proje üzerinde geçen kasım ayından beri çalışıyoruz. İlk olarak başka bir projede ortaya çıkan fikrimizi zamanla geliştirerek bu yarışmaya taşıdık. Uzun bir hazırlık sürecinin ardından üçüncülük elde etmek bizim için büyük gurur.

TARLASİST fikri nasıl ortaya çıktı?

Alper Hamza Altıntaş: Dünyada artan nüfusla birlikte tarımsal üretimin de önemli ölçüde artması gerekiyor. Türkiye verimli topraklara sahip olmasına rağmen küçük ve orta ölçekli çiftçilerin büyük bölümü üretim kararlarını hâlâ geleneksel yöntemlerle veriyor. Oysa bilimsel veriler açık kaynak olarak mevcut ancak oldukça dağınık durumda. Biz de bu verileri tek platformda toplayarak çiftçilerin daha bilinçli karar vermesini sağlayacak bir sistem geliştirmeyi planladık.

Projeyi geliştirirken sizi en çok zorlayan konu neydi?

Muhammed Ensar Aktaş: En büyük hedefimiz uygulamanın herkes tarafından kolayca kullanılabilmesiydi. Küçük ve orta ölçekli çiftçilerin pahalı teknolojilere erişemediğini biliyorduk. Bu yüzden herhangi bir sensöre ihtiyaç duymadan, yalnızca telefon üzerinden kullanılabilecek bir sistem tasarladık. Bu anlamda teknik tarafta birçok farklı veritabanından gelen bilgileri aynı anda işleyerek kullanıcıya hızlı sonuç sunabilmek en büyük zorluklardan biriydi. Bunun için verileri paralel işleyen bir altyapı geliştirdik ve sistemi çok daha hızlı hale getirdik.

The post Z Kuşağı mucitlerden yenilikçi çözümler first appeared on Kilis Egitim.

Author: Onur Öztürk