Kurtuluşa yön veren Erzurum Kongresi 107 yaşında

Haber gorseli

Tarih, geçmişi anlatarak bugünü anlamanın ve geleceği inşa etmeye yarayan bir pusuladır. 107 yıl önce bugün gerçekleşen Erzurum Kongresi, tarihin pusula işlevini yansıtan ve Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olarak öne çıkıyor. 23 Temmuz 1919’da alınan kararlar, bağımsız bir devletin ve cumhuriyetin fikri temellerini de ortaya koymuştur.
107 yıl önce bugün gerçekleşen Erzurum Kongresi, Türk milletinin bağımsızlığına ve cumhuriyete giden yolda en önemli dönüm noktalarından biri olarak tarihe geçerken, mütareke çaresizliğinin zihinleri esir aldığı bir vasatta, Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının öncülüğünde yükselen “Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz” haykırışı ile sarsılmaz bir irade ortaya konuldu.

Kongrenin en güçlü mesajlarından biri olan “Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz.” ilkesi, o günün ağır işgal şartlarında Türk milletinin ortak iradesini yansıtıyordu.
Bu anlayış, daha sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesinin önemli yapı taşlarından biri hâline geldi.
Bugün Erzurum Kongresi’nin yıldönümünü idrak ederken, yüz yedi yıl önceki o berrak şuur ile günümüzün siyasi söylemleri arasındaki makas derin bir uçuruma dönüşmüş durumda. Bir yanda, Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde yürütülen Milli Mücadele’nin ve o mücadelenin taçlanmış hali olan cumhuriyetin kurucu nitelikleriyle hesaplaşmayı hedef ve meziyet sayan anlayışlar hüküm sürüyor. Cumhuriyetin laik, üniter ve kamucu omurgasını aşındırma gayreti, geçmişin o kurucu ve birleştirici mirasını gölgelemeyi hedefliyor. Diğer yanda ise, terör örgütü elebaşına özgürlük kampanyasının gölgesinde yürütülmek istenen siyasi pazarlıkların kamuoyunu meşgul etme cüreti göze çarpıyor.

Oysa Erzurum’da ilan edilen o ilke, bölücü ve tahripkar her türlü ajandaya karşı çekilmiş aşılmaz bir settir. Cumhuriyetin kazanımlarını hedef alan rövanşist dille, terörün gölgesini siyasete taşımaya çalışan yapıların kestirme yoldan birleştiği ortak payda; tam olarak Erzurum’da perçinlenen bütünlük ve egemenlik fikrinin zayıflatılmasıdır. Biri devletin niteliğini, diğeri ise vatanın varlığını hedef alarak aynı amaca hizmet etmektedir.

23 Temmuz’un yıldönümü, sadece basmakalıp demeçlerin ve protokol törenlerinin bir takvim yaprağı olmaktan çıkarılmalıdır. Bugün ihtiyacımız olan şey; yüz yılı aşkın süre önce sergilenen o tavizsiz duruşa, cumhuriyetin temel niteliklerine ve “vatan bir bütündür” ilkesine amasız, fakatsız sahip çıkabilmektir. Erzurum’da çekilen o çelik halat gevşetildiğinde, ortaya çıkacak gürültü parçalanma ve savrulmadır…

yok

Author: Onur Öztürk