Neden eline makası alan saçını kesiyor? Ebeveynin ilk tepkisi her şeyin anahtarı! ‘Yaramazlık değil’

Img

Betül Yasemin Kökbek / Milliyet.com.tr – Çocuğunun saçını kendi kendine kestiğini gören birçok ebeveyn ilk anda bunun bir yaramazlık ya da psikolojik bir sorun olduğunu düşünüyor. Oysa uzmanlar, bu davranışın özellikle okul öncesi dönemde çoğu zaman merak, keşfetme isteği ve oyun davranışının doğal bir parçası olarak ortaya çıkabileceğini belirtiyor. Ancak saç kesme davranışının tekrarlaması, çocuğun bunu gizlemeye çalışması veya farklı belirtilerle birlikte görülmesi, altta yatan duygusal bir sıkıntının habercisi olabileceği için ailelerin süreci doğru yönetmesi büyük önem taşıyor.
Uzman isim Klinik Psikolog Dr. Sevcan Aktaş tüm detayları Milliyet.com.tr’ye anlattı.

Genelde 2-6 yaş arasındaki çocukların kendi saçlarını kesmesi çok sık görülen bir davranıştır. Açıklamalarına çocukların kendi saçlarını kesmelerinin ardında yatan davranışı anlatarak başlayan Dr. Sevcan Aktaş, çocuğunun kendi saçını kestiğini gören birçok ebeveynin ilk anda şaşkınlık ve endişe yaşayabildiğini oysa bu davranışın her zaman bir psikolojik sorunun işareti olmadığını iletti. Çoğu zaman çocukların dünyayı keşfetme biçimlerinden biri olarak da karşımıza çıkabildiğinin altını Dr. Aktaş, “Çocuk psikolojisindeki güncel yaklaşımlar, çocukların davranışlarını değerlendirirken yalnızca davranışın kendisine değil, altında yatan gelişimsel sürece de bakılması gerektiğini vurgular. Özellikle okul öncesi dönemde çocukların merak duygusu oldukça güçlüdür. Buna karşılık dürtülerini kontrol etmelerini sağlayan öz-düzenleme becerileri henüz tam olarak gelişmemiştir. Bu nedenle eline makas geçen bir çocuğun kendi saçını kesmesi çoğu zaman merak, keşif isteği ve dürtüselliğin birleşiminden kaynaklanır. Çocuk bazen makasın ne yaptığını görmek, bazen görünümünü değiştirmek, bazen de yalnızca “Acaba ne olacak?” sorusunun cevabını öğrenmek ister” dedi.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

YETİŞKİNE SIRADAN, ÇOCUKLARDA KAYGILI BİR DURUM!

Bazı çocuklar için ise bu davranışın bir oyun ve kontrol kurma girişimi olabileceğini belirten Dr. Aktaş, “Yetişkinler için sıradan görünen saç kesimi deneyimi bazı çocuklarda kaygı yaratabilir. Psikoloji literatüründe çocukların kaygı verici ya da kontrol edemedikleri deneyimleri oyun yoluyla tekrar ederek anlamlandırmaya çalıştıkları uzun zamandır bilinmektedir. Bu nedenle bazı çocuklar “berbercilik” oynayabilir ya da kendi saçlarını kesmeyi deneyebilir. Bu durum çoğu zaman yaşadıkları deneyim üzerinde söz sahibi olma ve kontrol kurma çabası olarak değerlendirilebilir. Burada önemli olan nokta, aynı davranışın her çocukta aynı nedenle ortaya çıkmamasıdır. Psikolojide “eşsonuçluluk” (equifinality) olarak adlandırılan kavram, aynı davranışın farklı nedenlerden kaynaklanabileceğini ifade eder. Bir çocuk saçını tamamen meraktan keserken, başka bir çocuk can sıkıntısı nedeniyle, bir diğeri ise yaşadığı stresin etkisiyle aynı davranışı gösterebilir. Bu nedenle davranışın kendisinden çok, hangi bağlamda ortaya çıktığı önemlidir” açıklamasında bulundu. Ayrıca çocukların davranışlarının içinde bulundukları çevreden de etkilenebildiğini söyleyen Dr. Aktaş, “Evde yaşanan çatışmalar, okul sorunları veya diğer stres kaynakları bazı çocuklarda davranışsal tepkilere yol açabilir. Ancak aynı stresli olay her çocukta aynı sonucu doğurmaz. Bu nedenle saç kesme davranışını değerlendirirken çocuğun genel yaşam koşulları ve duygusal durumu da göz önünde bulundurulmalıdır” diyerek ebeveynleri bilinçli olmaya davet etti.

Açıklamalarına saç kesme davranışının daha çok hangi yaş aralığında meydana geldiğini anlatarak devam eden Dr. Sevcan Aktaş şu cümleleri kullandı: “Bu davranış özellikle okul öncesi dönemde daha sık görülebilir ve çoğu zaman gelişimsel süreç içerisinde değerlendirilir. Özellikle erken çocukluk döneminde hareketlilik, merak, keşfetme isteği ve dürtüsellik oldukça belirgindir. Buna karşın öz-düzenleme becerileri henüz gelişme aşamasındadır. Bu nedenle küçük bir çocuğun merak duygusuyla kendi saçını kesmesi çoğu zaman gelişime aykırı bir durum olarak değerlendirilmez. Çocuk bu yaşlarda kuralları test eder, sınırları keşfeder ve çevresindeki nesnelerle ilgili deneyler yapar. Saç kesme davranışı da zaman zaman bu keşif sürecinin bir parçası olabilir. Çocuklar büyüdükçe duygu ve davranışlarını düzenleme becerileri gelişir. Perry ve arkadaşlarının (2018) çalışmalarında da gösterildiği gibi, öz-düzenleme kapasitesindeki artışla birlikte erken çocukluk dönemindeki dürtüsel davranışlar doğal olarak azalma eğilimi gösterir.Bu nedenle tek seferlik ya da nadir görülen saç kesme davranışları çoğu zaman ciddi bir sorun anlamına gelmez. Davranışın sıklığı, tekrarlayıcı olup olmadığı ve çocuğun genel işlevselliği daha belirleyici unsurlardır.”

‘MERAK, KEŞİF VE DÜRTÜSELLİKTEN KAYNAKLANIYOR’

Çocuğun kendi saçını kesmesinin her zaman bir psikolojik soruna işaret etmediğini ifade eden Dr. Aktaş, özellikle küçük yaşlarda bu davranışın çoğu zaman merakın, keşif isteğinin ve dürtüselliğin bir sonucu olarak ortaya çıkabildiğini iletti. Bu nedenle ebeveynlerin ilk tepki olarak sakin olmaları gerektiğini uzman isim çocuğa bağırmanın, onu sert şekilde cezalandırmanın, utandırmanın ya da “yaramaz” olarak etiketlemenin genellikle durumu düzeltmeyeceğini söyledi. Aksine aşırı tepki vermenin çocuğun kaygısını artırabileceğini ve ebeveynle olan güven ilişkisini zedeleyebileceğini hatırlattı. Dr. Aktaş, “İlk olarak çocuğun fiziksel olarak zarar görüp görmediği kontrol edilmelidir. Daha sonra evdeki kesici aletlerin güvenli şekilde saklandığından emin olunmalıdır. Bundan sonraki aşamada çocuğu sorgulamak yerine anlamaya çalışmak daha yararlı olacaktır. “Bunu neden yaptın?” yerine “Ne oldu, bana anlatır mısın?” gibi açık uçlu sorular çocuğun davranışının altında yatan nedeni anlamaya yardımcı olabilir. Ailelerin kaçınması gereken en önemli davranışlardan biri de çocuğu tek bir davranış üzerinden tanımlamaktır. Çocukların öz-düzenleme becerileri zamanla gelişir ve ebeveyn desteği bu süreçte önemli bir koruyucu faktördür. Davranışı korkutarak bastırmaya çalışmak yerine, çocuğun yaşadığı olası stresleri anlamaya çalışmak ve sakin bir rehberlik sunmak çok daha yararlı olacaktır” açıklamasında bulundu.

Ebeveynlerin hangi durumlarda daha dikkatli olması gerektiğini ileten Dr. Aktaş, saç kesme davranışının çoğu zaman gelişimsel bir keşif davranışı olsa da bazı durumlarda daha yakından değerlendirilmesi gerekebileceğini söyledi. Özellikle dikkat edilmesi gereken noktanın, davranışın makasla saç kesmenin ötesine geçip geçmediği olduğunu hatırlattı. Eğer çocuk saçını, kaşını veya kirpiklerini eliyle tekrarlayıcı biçimde yoluyorsa, bu durum literatürde ‘Trikotillomani (Saç Koparma Bozukluğu)’ olarak adlandırılan klinik bir tabloyla ilişkili olabilir. Aşağıdaki durumlarda bir çocuk ve ergen psikiyatristine ya da klinik çocuk psikoloğuna başvurulması önerilir:

-Davranış sürekli ve tekrarlayıcı hale geldiyse,
-Saçta, kaşlarda veya kirpiklerde belirgin açıklıklar oluşmaya başladıysa,
-Çocuk davranışı gizlemeye çalışıyorsa,
-Saç koparmadan önce yoğun gerginlik, sonrasında ise belirgin rahatlama hissediyorsa,
-Kopardığı saçları ağzına alma, çiğneme veya yutma davranışları varsa,
-Davranışa deri yolma, dudak veya yanak çiğneme gibi başka davranışlar eşlik ediyorsa,
-Aile içi çatışma, boşanma, kayıp veya okul sorunları gibi stresli yaşam olaylarının ardından ortaya çıktıysa,
-Günlük yaşamı, okul başarısını veya sosyal ilişkileri etkilemeye başladıysa.

“2022 yılında yapılan bir çalışmada, trikotillomani yaşayan çocukların önemli bir kısmının saç koparmadan önce yoğun gerginlik, sonrasında ise belirgin rahatlama yaşadığı gösterilmiştir. Ayrıca araştırmalar, bu çocuklarda anksiyete, DEHB, depresyon veya davranış sorunları gibi başka ruh sağlığı problemlerinin de sık görülebildiğini ortaya koymaktadır. Bu noktada ailelerin unutmaması gereken en önemli şey, ceza ve utandırmanın çözüm olmadığıdır. Sorun ne kadar erken fark edilip profesyonel destek alınırsa, çocuğun yaşadığı güçlükleri anlamak ve uygun desteği sağlamak o kadar kolaylaşır.” Klinik Psikolog Dr. Sevcan Aktaş

AİLELER İPUÇLARINI TAKİP ETMELİ

Son olarak çocuğun bu davranışı meraktan mı yoksa duygusal bir sıkıntıdan mı yaptığını aileler nasıl anlayabileceğinin bilgisini vererek açıklamalarını bitiren Dr. Sevcan Aktaş, “Ailelerin dikkat edebileceği bazı önemli işaretler vardır. Merak ve keşif amaçlı davranışlarda çocuk genellikle makasın ne yaptığını görmek, yetişkinleri taklit etmek veya çevresini keşfetmek ister. Davranış çoğu zaman bir ya da birkaç kez görülür ve sonrasında devam etmez. Çocuk genellikle yaptığını gizleme ihtiyacı duymaz ve olayla ilgili konuşmaktan kaçınmaz. Bazı çocuklar için bu davranış bir oyun biçimi de olabilir. Özellikle “berbercilik” oyunları sırasında çocuklar yetişkinlerin rollerini taklit eder, yaşadıkları deneyimleri anlamlandırmaya çalışır ve dünyayı keşfederler” dedi.

Duygusal sıkıntıyla ilişkili durumlarda çocuklarda saç kesmenin farklı işaretleri ortaya çıkarabildiğini söyleyen uzman isim şu açıklamada bulundu: “Örneğin çocuk davranış öncesinde belirgin bir gerginlik yaşayabilir, davranış sonrasında rahatladığını ifade edebilir ya da davranışı tekrar tekrar sürdürmeye devam edebilir. Bir diğer önemli işaret gizleme davranışıdır. Çocuk saçındaki açıklıkları saklamaya çalışıyor, saçını farklı şekilde tarıyor veya bu konuda konuşmaktan kaçınıyorsa, durumun daha yakından değerlendirilmesi gerekebilir. Davranışın ardından saç çiğneme, saç yeme, deri yolma veya başka kendine zarar verici davranışların ortaya çıkması da dikkat edilmesi gereken bir durumdur” dedi.

Ailelerin şu soruyu sorması yararlı olabilir: “Son dönemde çocuğun hayatında onu zorlayan bir şey oldu mu?” Çünkü bazı çocuklar yaşadıkları stres, kaygı, aile içi çatışmalar, okul sorunları veya kayıplar karşısında duygularını doğrudan ifade etmek yerine davranışlarıyla dışa vurabilirler. Özetle, tek seferlik ve merak kaynaklı saç kesme davranışları çoğu zaman gelişimsel süreç içinde değerlendirilebilir. Ancak davranış tekrarlayıcı hale geliyor, çocuğun günlük yaşamını etkilemeye başlıyor, yoğun duygusal belirtilerle birlikte görülüyor veya gizleme çabaları ortaya çıkıyorsa profesyonel değerlendirme almak yararlı olacaktır.”

Source

yok

Author: Onur Öztürk